ŞAHİN | DOĞAN                                            Hukuk Bürosu
REKABET HUKUKU KAPSAMINDA DE MİNİMİS KURALI

REKABET HUKUKU KAPSAMINDA DE MİNİMİS KURALI

De minimis terimi Latince’de “de minimis non curat praetor” veya “de minimis non curat lex” olarak geçmektedir. Bu terim, Türkçe’ye “hukuk/hâkim teferruatla, pek önemsiz meselelerle meşgul olmaz.” şeklinde çevrilmektedir. Dolayısıyla, bir yönüyle otoritelerin veya mahkemelerin hukuken önemsiz veya ufak olarak kabul edilen meseleleri incelemeyeceği veya soruşturmayacağı anlamına gelirken diğer yönüyle ise, kanun koyucunun kural koyarken önemsiz meseleleri göz önünde bulundurmayacağı anlamına gelmektedir.

Rekabet hukukunda de minimis ise (lafzen veya şeklen) rekabeti engelleyebilecek, bozabilecek veya kısıtlayabilecek bazı anlaşma, uyumlu eylem veya kararların pazarda hissedilir ve kayda değer bir etki doğurmaması nedeniyle, otoriteler tarafından inceleme altına alınmayacak olmasını ifade etmektedir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 4. maddesi rekabeti bozma, kısıtlama ya da engelleme amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya ileride doğurabilecek özelliğe sahip olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin karar ve eylemlerini[1] yasaklamaktadır. De minimis kuralı ile pazardaki etkilerinin önemsiz olduğu kabul edilen bazı anlaşmalar rekabet hukukunda 4. madde kapsamında soruşturulmayacaktır.

De minimis kuralının mevzuata kazandırılması ise 24.06.2020 tarihinde 7246 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile mümkün olmuştur. Bu değişiklik ile de minimis, 4054 sayılı Kanun’un Kurulun İnceleme ve Araştırmalarında Usul başlıklı kısmında yer alan Önaraştırmanın Sonuçlanması isimli 41. maddesine eklenmiştir. Daha sonra, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için Kurum 16.03.2021 tarihli ve 2021/3 sayılı Rekabeti̇ Kayda Değer Ölçüde Kısıtlamayan Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Karar ve Eylemlerine İlişkin Tebliğ’in (“De Minimis Tebliği”) yayımlamıştır. De Minimis Tebliği uyarınca, pazar payı eşiklerine göre tespit edilecek rekabet üzerinde kayda değer etkisi olmayan anlaşmaları Kurul soruşturma konusu yapmama imkanına sahip olacaktır. De minimis kapsamına ilişkin ise açık ve ağır ihlallerin tebliğ kapsamında olmayacağı belirtilmiş ve açık ve ağır ihlallerin bir listesi verilmiştir.

Açık ve ağır ihlaller, rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olan rakipler arası ilişkilerde fiyat tespiti, müşteri, bölge, sağlayıcı, ticaret kanallarının paylaşımı, arzın kısıtlanması, kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket ve geleceğe yönelik rekabete duyarlı bilgi paylaşımı; rakip olmayanlar arasında ise sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi olarak düzenlenmiştir.[2]

De Minimis Tebliği’nde rakipler arası eşik, anlaşma taraflarının sahip olduğu toplam pazar payının ilgili pazarda %10’u aşmaması ve rakip olmayanlar arasında yapılan anlaşmalarda, anlaşma taraflarının her birinin ilgili pazardaki payının %15’i aşmaması olarak belirlenmiştir. Anlaşma rakipler arası veya rakip olmayanlar arasın olarak sınıflandırılamazsa, tarafların toplam pazar paylarının %10’u aşmaması ve teşebbüs birliği kararları için üyelerin ilgili pazardaki toplam payının %10’u aşmaması gerekmektedir. Benzer özellikteki dikey kısıtlamaların meydana getirdiği paralel ağlar, ilgili pazarın %50’sinden fazlasını kapsıyorsa, eşik hem rakip hem de rakip olmayan teşebbüsler için %5 olacaktır.[3] Belirtilen eşikleri geçmeyen anlaşmaların rekabeti kayda değer derecede sınırlamadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla özellikle küçük ve orta ölçekli teşebbüslerin De Minimis Tebliği’nde yer alan şartları sağlaması halinde davranışlarının soruşturma konusu yapılmaması ihtimali olacaktır. İhlalin açık ve ağır ihlal olarak düzenlenmemiş olması ve dikey ilişkilerde pazar payının %15’i ve yatay anlaşmalarda ise %10’u aşmaması halinde teşebbüs soruşturma geçirmekten kurtulabilecektir. Soruşturma sürecinin teşebbüsler açısından zorlukları göz önüne alındığında de minimis kuralının küçük ve orta ölçekli teşebbüsler için oldukça faydalı olabileceği görülmektedir.


[1] Teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin karar ve eylemleri kısaca “anlaşmalar” veya “davranışlar” olarak nitelendirilecektir.

[2] De Minimis Tebliği, 4. madde.

[3] De Minimis Tebliği, 5. madde.